pop-türkçe!

Türk müsünüz? Türklüğünüze ve Türkçenize gönülden bağlı mısınız? Sağ ve sol görüş yerine bağımsızlığın öneminin farkında mısınız? O halde doğru yoldasınız! Artık siz de bu Büyük Uyanışın bir parçasısısınız..!
Cevapla
Kullanıcı avatarı
Veda
Fanatik Üye
Fanatik Üye
Mesajlar: 3504
Kayıt: 11 May 2008 [ 19:04 ]

pop-türkçe!

Mesaj gönderen Veda » 27 Haz 2008 [ 16:28 ]






POP-TÜRKÇE!


Yaşı yolun yarısını geçenler çok iyi anımsayacaklar, daha gençlerse belki şaşıracaklar; bir zamanlar Türkçe sözcükler de tıpkı bizler gibi ikiye bölünmüştü: Sağcılar ve solcular.

'Yanıt' solcuydu, 'cevap' sağcı. 'Örnek' neredeyse yargılanacaktı 141-142'den. 'Mesela' ise, gericilikten hükümlüydü!

Elbette hakkını yememek gerek; 'solcu' sözcükler masumdu, ta Atatürk'ten bu yana özleşmenin ürünüydüler. Ötekilerin ise, bunlar karşısında tüyleri diken diken oluyordu ve onlara yer açmak bir yana, onları ihbar ediyorlardı! 12 Eylül gelip çattığında, elbette affedilmeyecekti yeni sözcükler. TRT'den, okullardan, resmi kuruluşlardan süngü zoruyla kovuldular. Dünyada, dilini böylesi yanılsamalarla algılayan başka ulus var mıdır, varsa ne sonuca ulaştılar bilmiyorum ama biz, en ağır cezaya çarptırıldık: dilimizi yitirmek...

İlk ve orta öğretimin en büyük başarılarından biri de herhalde öğrencileri ana dillerinden nefret ettirmek olmuştur. Öznelerin, tümleçlerin, zarfların, zamirlerin arasında soğuk terler dökmeyen kaç kişi vardır sınavlarda?

Artık, Türkçe konusu açıldığında birçok genç "Oh my god, yine mi Türkçe?" diye kaçacak yer arıyor. Türkçe bir tabela, marka, dergi, kurum adı bulmak zaten artık olanaksız da; bir de üstüne, şimdilerde 'x-q-w' harfleri, politik soslu bir sorun olarak uç vermeye başladı. Dilin ardından alfabe de gitti gider... Sorunun olduğu yerde, elbette çözüm arayanlar da vardır. Dilbilimciler, öğretmenler, yazarlar, kendini 'dilsever' olarak niteleyen herkes, görüş belirtiyor, yazılar, kitaplar yazıyor. İşin tuhafı, dil üzerine kitaplar çok satanlar listesinden eksik olmuyor ama sorun olduğu gibi duruyor.

Gençler ise öylece bakıyorlar. Doğrusu, büyük çoğunluğu pek de ilgilenmiyor; kendi jargonları yetiyor onlara. "Bye bye, görüşürüz"le, "Kendine iyi bak"la, cep mesajlarında anlamakta güçlük çektiğimiz kısaltmalarla anlaşıp gidiyorlar. İşte Türkçeden nefret ettirdiğimiz gençlerimizin, bize 'nanik' yapan 'pop-Türkçelerinden örnekler:

İnternet Türkçesi:

slm (merhaba)
asl? (yaşın kaç? Cinsiyetin ne? Hangi kenttesin?)
f (kadın)
m (erkek)
u? (Senin yaşın, cinsiyetin, kentin?)
Lol (Kahkaha atıyorum)
:.) (gülümsüyorum)
:.)))) (çok sevinçliyim)
:.( (üzgünüm, kızgınım)
;.) (göz kırpmak)

Buyrun bir sohbete:

1. kişi: -slm
2. kişi: -slm
1. kişi : asl?
2. kişi: 20/m/İst
2. kişi: u?
1. kişi: 19/f/Ank
2. kişi: :.)
2. kişi: iş/okul
1. kişi: okul/üniv
1. kişi: u?
2. kişi: okul
1. kişi: hımmm... Branş?
2. kişi: history... u?
1. kişi: müh.
2. kişi: :.)

(Bu konuşma iki Türk arasında geçmekte ve siz pek bir şey anlamasanız da onlar bir güzel anlaşmışlardır 'teknolojik-Türkçe' ile)


Gençlerden inciler

dumur olmak: çok şaşırmak
magmaya inmek: rezil olmak, utanmak
janjanlı: gösterişli
ciks: havalı, zengin çocuk
tikky: tek tip ya da markalı giyinmek
imdatı gelmek: bunalmak
bö olmak: sıkılmak
kıro-tikky: tikky olmaya çalışmak
oha olmak: şaşırmak
at hırsızı: çapkın
kapak olmak: bozulmak, rezil olmak
ahtapot olmak: sarmaş dolaş olmak
sarı bici: sahte sarışın
cillop: yakışıklı erkek
kıtır atmak: yalan söylemek
yıkılmak: güzel giyinmek
kanka: dost


İbrahim Dizman





Kullanıcı avatarı
gunce
Ayrıcalıklı Üye
Ayrıcalıklı Üye
Mesajlar: 1499
Kayıt: 01 Eyl 2006 [ 16:28 ]

Mesaj gönderen gunce » 27 Haz 2008 [ 16:56 ]

Bu gidişle gelecek nesillere türkçe bişiler kalmayacak...
ve en kötüsü kendi torunlarımızla anlaşamayacağız:(
emeğine sağlık derin noktalara değinen güzel konu için =D>

Kullanıcı avatarı
Veda
Fanatik Üye
Fanatik Üye
Mesajlar: 3504
Kayıt: 11 May 2008 [ 19:04 ]

Mesaj gönderen Veda » 27 Haz 2008 [ 18:30 ]



Sanırım maalesef öyle olacak.
Ama öyle bir felakete uğramaması için dilimizin, özbenliğimizin elimizden geleni yapmalıyız, yapmak zorundayız!..


Cevapla