1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

Türkiye'nin 200 milyar dolarlık kaybı

Gönderilme zamanı: 25 Eyl 2015 [ 12:52 ]
gönderen benigni
Yanlış okumadınız, AKP'nin son yıllardaki saldırgan komşu politikası sebebiyle önümüzdeki 40 yılda neredeyse hiçbir şey yapmadan, jeopolitik avantajımız sayesinde kazanacağımız takriben 200 milyar dolarlık kaynağı kaybetmek üzereyiz. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın bugün Esad'la ilgili yaptığı açıklama da bu yaklaşımı doğrular nitelikte. "Geçiş sürecinde belki Esed'le birlikte gidilme gibi bir şey olabilir." Yani, Erdoğan da bu riski daha fazla sürdürmek istemiyor ve Rusya'nın Suriye'ye sağladığı askeri desteğin ardından resmen geri adım atıyor.

Konuyu tam anlamıyla açmadan önce, dünya kamuoyunun üzerine son birkaç yıldır çok konuştuğu, ama kimsenin nedenini sorgulamadığı bazı ilginç tespitleri sıralamak isterim.

LİNKİ GÖREBİLMEK İÇİN ÜYE GİRİŞİ YAP VEYA ÜYE OL!

2013 Eylül ayında aniden ABD Başkanı Barack Obama ve İngiltere Başbakanı David Cameron Suriye'ye bir operasyon yapılması gerektiğini ve Suriye halkına demokrasi getirilmesinin amaçlandığını söylediler. Sivil toplum örgütlerinin başarılı lobi çalışmaları sayesinde önce Cameron bu sevdadan vazgeçtiğini açıkladı; daha sonra da yalnız kaldığını fark eden Obama bu fikri ertelediklerini bildirdi. Aynı günlerde, Dışişleri Bakanı olan Davutoğlu da Türkiye'nin Suriye'ye düzenlenecek olası bir operasyonda rol almaya hazır olduğunu bildirdi. Aradan geçen 2 yılda, İşid'in bölgedeki gücü daha da arttı. Batı Esad'ı devirmekten tamamiyle vazgeçti ama geriye Esad'ın yok edilmesi taraftarı olan tek bir siyasi otorite kaldı: Erdoğan.
Erdoğan, Esad'ın devrilmesini neden bu denli istiyor?

Gelelim ikinci tuhaflığa... Yunanistan'ın bitmek bilmeyen borç krizi hâlâ müzakerelere yatırılıyor. Tsipras geliyor, Tsipras gidiyor, Tsipras geri geliyor... Bu abartılmış borcun büyük bir bölümünün artık soyut bir faiz olduğunu cümle alem biliyor. AB'nin birlik ve beraberliğine bu denli özveri harcayan Almanya ve Fransa, konu Yunanistan borcuna gelince bir adım geri atmıyor.
Almanya ve Fransa, Yunan borcuna neden daha ılımlı yaklaşmıyor?

Sizler gibi gündemi yakından takip eden biri olarak üzerinde pek durmadığım ama aklımın bir köşesinde yer etmiş olan bu sorulara nihayet bir cevap geldi. Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Ercan Çitlioğlu'nun Norveç'teki düşünce platformu Novarus aracılığıyla yayınlanmış olan 35 sayfalık makalesi bölge dinamizminin gerçeklerini tüm çıplaklığıyla sergiliyor [1]. Ercan Çitlioğlu'nun tamamiyle halka açık bilgilere işaret ederek ortaya koyduğu yorumlar, Türkiye'nin önümüzdeki 40 yıl içinde ciddi ekonomik kayıplara sahne olacağını gözler önüne seriyor.

Enerji Savaşları ve Suriye (Energy Wars and Syria) başlıklı makale, Ortadoğu'daki doğal gaz ve petrol boru hatları anlaşmalarını, yıllardan beri süregelen enerji ham maddesi üretim miktarlarını ve bölgedeki oyunun geleceğine işaret ediyor. 35 sayfayı gayri resmi bir dille özetleyecek olursak, Türkiye'nin ciddi bir fırsatı tepmiş olduğunu görüyoruz; ama vakit hâlâ çok geç değil. Enerji Savaşları ve Suriye yazısının okuyucuya bağışladığı noktalar şu şekilde sıralanabilir:
Gelişmiş Avrupa ülkeleri, endüstrilerinin ihtiyaç duyduğu enerjiyi karşılayabilmek zorunda, fakat aynı zamanda Rusya'ya duydukları enerji bağımlılığından da kurtulmanın yollarını arıyorlar. Bu sebeple, batılı ülkeler Ortadoğu'daki yeni enerji sahalarına muhtaç.

Körfez ülkelerini ve Türkiye sınırındaki Ortadoğu ülkelerini petrol ve doğal gaz üretimi bakımından karşılaştırdığımızda, Suudi Arabistan, Katar, Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerin üretiminin Irak, İran, Suriye gibi ülkeler karşısında ezici miktarda olduğunu görüyoruz. Suriye'de kıymetli ham madde rezervlerinin bulunmadığı biliniyor, fakat Irak'taki petrol kuyularının son 35 yılda ?bitmek bilmeyen savaşlardan ötürü- yeterli Ar-Ge imkanına kavuşamadığı belirtiliyor. Yani, Irak da önümüzdeki 10 yıl içerisinde Körfez ülkeleri seviyesinde petrol üreten bir ülke konumuna gelecek. Gelişmiş Avrupa ülkelerinin doyumsuz endüstrisi bu enerji kaynağına ve beraberinde Rus güdümünden kurtulmaya ihtiyaç duyuyor.

Üstelik, Kafkas ülkeleri de doğal kaynaklarını Avrupa pazarına sunmayı hedefliyorlar ve bu iki ayrı coğrafyanın en önemli ve en büyük çıkış kapısı olarak Türkiye görülüyordu. Ama son 5 yılda işler değişti.

Hatırlarsanız, NABUCCO Projesi 2013 Mayıs ayında iptal edildi [2]. Ve Türkiye'nin lehine gerçekleşecek daha birçok benzer petrol/doğal gaz boru hattı projesi saldırgan dış politikalar sebebiyle can çekişiyor. Artık ibre istenmeyen ülke haline gelmiş Türkiye yerine, diğer komşu ülkeleri gösteriyor. Bu enerji hatlarının geçeceği ülkelere önümüzdeki 40 yıl boyunca boru hattı metresi başına dolarlar ödenecek. Hatta, ham maddenin geçirildiği ülkelere her yıl milyonlarca metreküp doğal gaz ücretsiz verilecek.

Resim

Bu bilgiler ışığında, yazının başındaki sorulara dönecek olursak, korkunç tablo karşımızda daha net canlanacaktır. Erdoğan, Esad'ın devrilmesini isteyen tek politik çevre olarak 2 yıldan uzun bir süre direndi. Çünkü Suriye'deki rejimin tamamiyle çökmesi durumunda, tüm boru hatları güvenli bir hat olan Türkiye'den geçirilecekti. Nitekim, bu savaşın kaybedildiği Erdoğan'ın kendi açıklamalarıyla da teyit edilmiş oldu.

Diğer sorumuz ise Yunanistan borcuyla alakalıydı. Ortadoğu enerji kaynaklarının en büyük müşterisi olan Almanya ve Fransa, Yunanistan'da göz yumduğu faiz oyunuyla enerji ihtiyacını neredeyse bedavaya getirmeye çalışıyor. Bu ülkeler birkaç yıla kalmaz Yunanistan'ı karşılarına alıp, "Bakın sizin borcunuzu önümüzdeki 30 yıla yayarak sileceğiz, siz de düşük bir ücret karşılığında ülkenizden geçen boru hatlarıyla bize enerji maddesi sağlayacaksınız". 2015 yazı boyunca Kıbrıs hakkında çıkan haberler de bu teoriyi destekler nitelikte. [3] [4] Çünkü Türkiye yerine, Irak > Suriye > Kıbrıs > Yunanistan üzerinden Avrupa'ya ulaşacak olan petrol/doğal gaz boru hattı Kuzey Kıbrıs'ta yaşayan Türkleri de ihya edecek.

Belki bugün değil ama belki 30 yıl sonra Türkiye'nin fikren geri kalmış çoğunluğu, o enver liderin sözünün değerini nesiller boyu sürecek ekonomik kayıpların ardından çok acı bir şekilde anlamış olacak.

Yurtta Barış, Dünyada Barış!

Sercan Leylek / OSLO

Referanslar:
[1] Novarus, Energy Wars and Syria, LİNKİ GÖREBİLMEK İÇİN ÜYE GİRİŞİ YAP VEYA ÜYE OL!
[2] Nabucco Projesi İptal oldu, NTV Haber, LİNKİ GÖREBİLMEK İÇİN ÜYE GİRİŞİ YAP VEYA ÜYE OL!
[3] Kıbrıs birleşiyor mu, adada barış yükseliyor, Odatv LİNKİ GÖREBİLMEK İÇİN ÜYE GİRİŞİ YAP VEYA ÜYE OL!
[4] Kıbrıs birleşiyor, devletin yeni adı Birleşik Kıbrıs Federasyonu, SizeHaber.com. LİNKİ GÖREBİLMEK İÇİN ÜYE GİRİŞİ YAP VEYA ÜYE OL!